Kasım
21
2008
Cuma

Saat 06:39

Görsel rütuşlar gibi görünüyor fakat çok köklü, yapısal bir revizyon içinde site. Az kaldı, biter bitmez anlatıcam. Yeni projelere yeni siteler yakışır. Çok güzel olucak çok. Bu arada, adres çubuğunuza şu numarayı yazın bakın ne çıkıyor… 67.222.55.65 . Bundan sonra anahtar kelimemiz NUMARA…

YAZAN: buRAK BURASI: blog2 |

Kasım
20
2008
Perşembe

Saat 16:33

Ya buRAK, gözünü seveyim. niye sitenin orasıyla burasıyla oynayıp duruyorsun ki? En yalın hali en güzeli…. Sade ve okunaklı olsun yeter, enerjini niye bu konuya harcayıp duruyorsun ki???

*****

Hayır hayır kötü diilim, güzel birşeyin peşindeyim sadece :) Stadyumumuzu güzel inşa edelim, topumuzu ondan sonra oynayalım istiyorum.

YAZAN: misafir BURASI: blog2 |

Kasım
20
2008
Perşembe

Saat 23:02

Stadyumumuz bittikten hemen sonra…

YAZAN: buRAK BURASI: blog2 |

Kasım
20
2008
Perşembe

Saat 15:12

Selam buRAK.
daha ilk açtığımda sabah karşılaştım “kayan platform” ile. Biraz kaygan gerçekten ama oldukça yavaş bir kayganlığı var. En alttan gelip en üste çıkana kadar daha önce okuduğun her mesajı okuyarak yukarı ya da aşağı geliyorsun mecburen. bu konuda biraz özgürlüğüm kısıtlanmış hissettim, dilediğim gibi hareket ettiremediğimden sayfayı. Belki hızlandırılmış kayma da eklenebilir. O zaman daha rahat hareket imkanı sunulabilir..

Ayrıca daş düşebilir, geyig cıkabilir :)) Sevgiler

*****

Hızlı kaydırma seçeneği yolda. Biz şimdilik birazcık daha hızlandıralım. Durdurmak mümkün nasılsa.

YAZAN: misafir BURASI: blog2 |

Kasım
20
2008
Perşembe

Saat 12:10

alooooooo

*****

Çalışıyor efendim.

YAZAN: misafir BURASI: blog2 |

Kasım
20
2008
Perşembe

Saat 00:28

:)

Bakınız, bu yazı bile kayıyor… Başı dönenler, görünüm başlığı altında “durağan” bir görüntü seçebilirler. Durdurun dünyayı diyemiyorum. Bu da geçer diyebiliyorum : ) Hintli kardeşimiz Hindistan saatine göre yaşadığı için gitti yattı :D Sabah olsun (Hindistan’da) bakıciiz icabına. Aslında günlüğün kayması değildi amaç. “Okuyanlar” başlığı altındaki okuyucu mektuplarının kaymasıydı. Fakat bu iş çok hoşuma gitmeye başladı :D Sıkı tutunun, günlükte kaydıraktan kayıcaz bundan sonra gibi görünüyor :)

YAZAN: buRAK BURASI: blog2 |

Kasım
19
2008
Çarşamba

Saat 15:29

Taaa ne zamandır, en çok istediğim teknoloji. Sonunda oldu. Hintli genç bir kardeşle beraber çalıştık. Hollandalı genç bir kardeşle de başka birşey yaptık. İngiliz genç bir kardeşle sipariş sitesine bişeyler yaptık. Alman genç bir kardeşle bişey yapıyoduk olmadı. Boş durmadık yani : ) Projelerden önce şu yeni teknolojiyi devreye sokmakla ilgileniyorum şu anda. Görüşmek üzere.

YAZAN: buRAK BURASI: blog2 |

Kasım
19
2008
Çarşamba

Saat 14:38

Ben de herkes neden boyle sessiz diyordum, haberlesme sayfasinda bi ariza olmus. Biraz ugrastirdi ama duzeldi simdi. Kullandığımız haberleşme modulünün her güncellemesinde, sistem İngilizce’ye dönüyor, bütüün Türkçeleştirmelerimiz çöpe gidiyordu. Modülün programcılarıyla yazışmalar, şunlar bunlar derken, çözüm modülü hiç güncellememekte görünüyor. Öyle yapıciiz sanırım. Bir de haberleşme sayfasından mektup gönderenler için “mektuplar nereye gidiyor” metni yazıyorum, şimdi aklıma geldi. imza Haberleşme sayfası...

YAZAN: misafir BURASI: blog2 |

Kasım
18
2008
Salı

Saat 13:27

Bugün paylaşalım artık dimi, uzatmayalım daha fazla. Tamam tamam. Kendime geldikten sonra ilk iş Proje 1, Proje 2, Proje 3, Proje 4 :)

O gün kapı çaldığında kargodan ne gelecektii, havaalanındaki pakette ne vardı, seferberliğin konusu ne, projeler neyin nesi, hepsi azz sonra. Yada biraz sonra. (kesin konuşmamak lazım) En olmadı eninde sonunda :)

YAZAN: buRAK BURASI: blog2 |

Kasım
17
2008
Pazartesi

Saat 03:58

Öncelikle TDG yi okumayı ertelediğim için bitirdiğim şu anda çok üzüldüm.Çok daha kısa sürede bitirmeliydim.buRAK abi sana çok teşekkür ederim. Üniversitede tanıştığım ve sevdiğim bir kız arkadaşım vardı.Karşılıklı ikimizde birbirimizi seviyorduk.Ben tanışmamızın başlarında söylemeyi unuttuğum konuyu ona söyledim.Bu konu da benim alevi olmamdı:) Alevi oldugumu öğrenen kız arkadaşım beni o kadar sevmesine rağmen ayrıldı. Çünkü ailesi alevi oldugum için istemiyorlarmış. Bende istememem sebeplerini sordum. Alevileri müslüman olarak görmediklerini, 4 hak mezhep oldugunu bu mezheplerden birine dahil değilsem müslüman olamayacağımı söyledi. Ben o zamanlarda çok cahildim. Müftülüğe gittim tv deki ulemalara mesajlar yazdım(onlarda beni mail listelerine ekleyip hocamızla toplantı randevuları için biizmle iletişim e geçiniz şeklinde bir mail göndermeye başladılar.) Aleviliği öğrenmeye çalıştım.Ama ne yaptıysam beni tatmin eden cevaplar bulamadım.Bir taraftan kafam karışık, bir taraftan aşk acısı çekiyorum.6-7 ay bu şekilde dolaştım. Sevdiğim bir abim bana TDG hediye etti. Ben ilk hevesle başladım okumaya belli bir yerinden sonra bıraktım.ve 2-3 ay TDG başucumda kaldı.Ama bu süre zarfında kitap ı hediye eden abimle sürekli konuşuyoruz.Konuştugu her kelimeler benim kafamdaki soru işaretlerini kaldırıyor.Kız arkadaşımın islam hakkında dediği şeylerin yanlışlığını öğrendikçe hem kendi iç huzurum geldi hemde islam ın dedikleri gbi olmadıgını düşünce ve mantığa uygun olduğunu gördüm. Ben bunları görünce kız arkadaşıma bir tane TDG hediye ettim. Sanırım okumadı. Okusaydı bana bir türlü mail yazardı.Ama bir gün olacak o kitap ı neden okumadım diye pişman olacak. Ben sanırım içimdeki Ali yi bulmayı öğrendim.

YAZAN: buRAK BURASI: blog2 |

Kasım
16
2008
Pazar

Saat 13:13

TDG muhteşem bir kitap, onu bize siz kazandırdınız.Hem birey, hem toplum olarak gelişmemizde bizlere okadar çok yardımı oldu ki! “Sürçmelerimiz, hatalarımız oldu,oluyor tabiî ki ama “Allah affı geniş olandır.”diye yazıyor bir ayette.Bu tür kitaplar bizi Allah’a daha çok yaklaştırıyor,bizi daha da olgunlaştırıyor,geliştiriyor. Size çok ama çok teşekkür ediyoruz;her şey için…

Diğer kitaplarınız da harika.Birinci ve ikinci kitabınızın dışında (fırsat bulduğumda okuyacağım) tümünü okudum. TDG’nın “işle” ilgili olan kısımlarını tekrar okuyacağım.
İşime son verildi. “malum ekonomik kriz” dendi.Ne iyi dedim, ne kötü, ne sevindim, ne üzüldüm.Eskiden olsaydı…..Oldukça gelişme var demek ki bende.Gidip masamı topladım; dosyalarımı, kalemlerimi, fincanımı bir kutuya doldurdum.Arkadaşlarla vedalaştım,birbirimize bol şanslar, başarılar diledik.
‘Buraya kadarmış, vardır bir bildiğin Allah’ım’ dedim. Allah’a yaşadığım her olay ve karşıma çıkardığı herkes için teşekkür ettim.Allah’ın o bitmez-tükenmez kaynağından harcamaya başladım artık, geri ödemesiz, kefilsiz. Şu aralar güzel bir tatile ihtiyacım var. Sevgiler, selamlar…

YAZAN: misafir BURASI: blog2 |

Kasım
14
2008
Cuma

Saat 12:00

Biliyorsundur ben yurtdısında yasıyorum oglum burda okula devam edıyor.Gecen gun dindersinde ( katolik okul ) bir olay yasanmıs.

Dinlerle ilgili konusurken  sıra ıslama geldiginde yıne yabancı bir cocuk soz alıp ulkesınde yasayan muslumanlarla ılgılı bılgı verıp  kadınların hepsının ortulu oldugundan falan bahsetmıs.
Oglum soz alıp benım musluman bır Turk kadını oldugumu ortu kullanmadıgımı ramazanın ne demek oldugunu fılan acıklamıs. Ayrıca annem araplara kızıyor :) bıraz dını modifıka
ettıklerı ıcin aslında ıslam dınının yasanandan cok farklı oldugunu fılan soylemıs. Ogretmenın cok dıkkatını cekmıs ogluma -benımle tanısmak ıstedıgını ve mumkunse ıslamı anlatmak ıcın haftaya derslerıne mısafır olmamı cunku benım ona cok dogru seyler ogrettıgımı soylemıs . Bu arada oglum 11 yasında.   Bu yıl ortaokula basladı. Hrıstıyanlıgı da tanısın dıye onu dınderslerınden muaf bırakmadım.
Bana okul cıkısı bunları anlattıktan sonra soyle dedı hanı anne sen buRAK abının kıtabını hep babama anlatıyordun tercume edıyordun ya ben hep dınledım ordan ogrendım bunları.
Onunla okadar gurur duydum kı anlatamam.

TDG yı anlatma fırsatı dogdu bır okulda ama urkmedım desem yalan olur. Cunku bu sadece cocuklarla bıtmeyecek bu cocukların evde aılelerı de var.Kelımler cok onemlı olacak cunku kendı dılım degıl. Anlatmak ıstedıgım cok sey var ama cok dıkkat etmem gerekecek bılıyorum. Tam olarak karar veremedım .
Acaba bu benım vermem gereken bır sınav mı dıye de dusunuyorum. Mumkunse Sızlerden fıkır ıstıyorum buRAK senın ve burdaki degerli dostlarımın fıkırlerını benım ıcın cok degerlı olacak.

*****

Küçük indigomuzu gözlerinden öpelim önce. Ne güzel bir iş başarmış. Sonra da top annemizin önüne düşmüş. Hafif ürkmek gayet doğal bana kalırsa, çünkü çok sıradışı bir durum. Örtmenimizin yaklaşımı da nefis. Özetlemek gerekirse saha bugün futbola, belki de hiç olmadığı kadar müsait. Haberleri bekliyoruz. Resimleri de bekliyoruz.

imza Katolik mahallesinde bir gün... Güzel bir gün...

YAZAN: buRAK BURASI: blog2 |

Kasım
13
2008
Perşembe

Saat 23:58

Sorgulamaktan hep korktum,bana anlatılan islamda sorgulama yaşa felsefesi hakımdı,bu yuzden içimde cevabını merak ettiğim bırcok soru hep yanıtsız kaldı,sonra kocaman bır boşluk…küçükken annem kuran’ın turkce mealını okuyordu,merak ettim sordum ‘anne hanı Allah bizi cok sevıyordu neden hep cehennemde bızı yakacagını soyluyor sende benı cok sevıyorsun sen benı yakarmısın ‘ annem bır sure sessız kaldı beklenen cevap gecıkmemıstı ‘öyle soyleme annecım,cok gunah sonra gercekten cehennneme gıdersın’..beynıme sureklı çivi fibi çakılan o sıhırlı cumleler cehennem ve ıntıkam… hayat zaten zor bır yuktu bunu tasımaya calısırken bır taraftandan benı cehemmenle odullendıren bır ınanc, bana gore degıldı boyle olmamalıydı,bunun bedelı yalnızlıksa evet yalnızdım ama mutluydum,kendı ıcımde dusmus oldugum bu boşlugu dolduruyordum en azından…sonra TDG evet sorular ve cevapları oradaydı şimdi yalnız degılım kocaman bır aile var yanımda tesekkurle buRAKcan:)arkadaslarımla hergun kıtabını buyuk bır zevkle okuyoruz ,bizi seven bır yaratıcının oldugunu bılmenın lezzetıyle,bugun kendı aramızda konusurken bırden olumu dusundum..(ölmüşüm ve ıkı melek benı kollarımdan tutup cehennemın kapısına getırmısler,tabı bende hemen ıtırazlar baslamıs heey noluyor hanı cehennem yoktu,ıkı gorevlı melek bırbırlerıne bakıp gulumseyerek SENDEMI TDG OKUYANLARDANSIN sonra kendı aralarında kahkalaar hadı canım gır bakalım ıcerıye TANRININ DOGUM GUNU PARTISI VAR MUM ÜFLEYECEKSIN..amanııın benı arkamdan suruklerlerken bendekı feryat hala kulaklarımda yaktın benı buraaaaak)hayal işte …:)

YAZAN: misafir BURASI: blog2 |

Kasım
12
2008
Çarşamba

Saat 16:15

imza Proje 1 su an test asamasinda...

YAZAN: buRAK-yolda BURASI: blog2 |

Kasım
09
2008
Pazar

Saat 22:20

Eserlerinizden TDG beni gerçekten etkiledi ve sarstı diyebilirim.Bence herkesin okuması gereken bir kitap. Son yayınlanan KDK ise bende birsürü soru işareti bıraktı(-belki anlamamış ,özünü kavrayamamış olabilirim…).Neden buna ihtiyaç duydunuz, fal değil ama fala benziyor, kendin yorumla diyorsunuz ama çok da birşey anlaşılmıyor.Daha çok TDG nin özeti gibi, oradaki sözler kartlara yerleştirilmiş gibi…Kısacası üzülerek belirtiyorum ki TDG’den sonra hayal kırıklığına uğradım.Beni bu konuda aydınlatırsanız sevinirim.İnşallah sizi kıracak incitecek şeyler yazmamışımdır. Sevgiyle kalın.

*****

Durduk yerde gelip size bi pusula versem. Bu da ne şimdi dersiniz. Anlamsız gelir. Muhtemelen bırakırsınız elinizden. Yada hatırım içn tutarsınız, bugün yada yarın mutlaka bir köşede unutur gidersiniz.

Peki ben size o pusulayı, siz ormanda yolunuzu kaybetmişken verirsem o zaman ne yaparsınız? Sevinçten ne yapacağınızı bilemezsiniz… Size yolunuzu o kaybettiğiniz o ormandan çıkış yolunu göstermiş olurum. Gerçekten sevinçten ne yapacağınızı bilemezsiniz.

Pusula aynı pusula. Fakat iki sahnede insanda yarattığı etki bambaşka. Kişisel devrim kartlarımız da birer pusuladır. Kartları sevip-sevmeyeceğinizi, onları yaşantınıza ne kadar monte edeceğinizi belirleyen nokta, sizin bir pusulaya ihtiyacınızın olup olmadığıdır. Bizim yola çıkış noktamız, herkesin bu pusulaya ihtiyacının olduğu noktasıdır. Fakat siz yada bir başkası ihtiyacım yok diyebilir. Haklı olabilir. Haksız da olabilir. Bir insanın pusulaya ihtiyaç duymaması için şu ikiden biri gerçektir mutlaka:

Sizin bir pusulaya ihtiyacınız yok çünkü siz hareket etmiyorsunuz, yolculuk halinde değilsiniz. Pusulaya hiç ama hiç ihtiyacınız yok. Sizin için bir duvar saati yeterli.

Ya da nereye gitmekte olduğunuzu çok iyi biliyorsunuzdur. Kararlı bir şekilde planlamanızı yapmışsınızdır. Düğümleri çözmüş, engelleri devre dışı bırakmanın yolunu bulmuşsunuzdur. Hızla ilerliyorsunuzdur. Bu yüzden pusula bir anlam ifade etmiyordur. Diğeri değil fakat bu şık başımızın üstündedir. Halihazırda zaten yürümekte olan bir kişisel devrim varsa, bize KDK özelinde gerçekten ihtiyaç yok demektir. Böyle birşeyden incinmek bir yana çok büyük mutluluk duyarım. Ne güzel benim dostlarım, okuyucu ailem büyük kararlar alan, ilerleyen devrimci insanlar derim.

Kendini ikinci durumun içinde gören bütün dostlarımıza tavsiyem, gerçekten hareket halinde olup olmadıklarını mutlaka sorgulamalarıdır. Gelecek yıl bugün, gene aynı noktada olmayacağınızdan emin olun derim. Gelecek senden emin olmanın yolu da oldukça basit. Şu soruyu kendimize sormamız yeterli:

Geçen yıl bu zamanlar, gene şu anda bulunduğun yerde miydin?

imza Kişisel devrim kartları ne derece gerekli...?

YAZAN: misafir BURASI: blog2 |